CANER BAYER’E SIKILAN KURŞUNLAR SADECE BİR İNSANI DEĞİL, DEVLETİN GÜVENLİK SİSTEMİNİ DE VURDU

YILLARDIR YAPILAN UYARILAR DİKKATE ALINMADI, BUGÜN BİR GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YOĞUN BAKIMDA

Adalet Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Caner Bayer'in İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı, yalnızca bir adli vaka değildir.

Bu olay aynı zamanda yıllardır yapılan güvenlik başvurularının, resmi uyarıların ve kayıt altına alınan tehditlerin neden ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini gösteren acı bir tablodur.

Bugün Caner Bayer yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken, kamuoyu şu soruyu sormaktadır:

Bu noktaya gelinmeden önce gerekli tedbirler alınmış olsaydı, bugün aynı tablo yaşanır mıydı?


YAZILAR GÖNDERİLDİ, BAŞVURULAR YAPILDI, TUTANAKLAR TUTULDU

Adalet Birlik Partisi tarafından yıllar boyunca;

• Valiliklere,

• Emniyet Müdürlüklerine,

• İçişleri Bakanlığı'na,

• Koruma Daire Başkanlığı'na,

• Jandarma birimlerine,

• Savcılıklara,

çok sayıda resmi başvuru yapıldı.

Parti binalarına yönelik saldırılar bildirildi.

Hırsızlık olayları bildirildi.

Tehdit içerdiği değerlendirilen olaylar bildirildi.

Kırklareli'nde yaşandığı belirtilen saldırı ve sabotaj iddiaları bildirildi.

Genel Başkan İrfan Uzun'un ikametgahı çevresinde yaşanan şüpheli olaylar bildirildi.

Tüm bu gelişmeler resmi evraklarla kayıt altına alındı.


SORUN SADECE BİR SALDIRI DEĞİL, KURUMLARIN ETKİLİ HAREKETE GEÇMEMESİDİR

Bir hukuk devletinde vatandaşın görevi tehditleri bildirmektir.

Devletin görevi ise bildirilen riskleri değerlendirmek ve gerekli önlemleri almaktır.

Ancak yıllardır yapılan başvurulara verilen cevaplarda çoğu zaman;

"Koruma hizmetleri kapsamında değerlendirme yapılamamıştır."

veya

"Koruma talebi uygun görülmemiştir."

ifadeleri yer aldı.

Bugün gelinen noktada ise bir siyasi parti genel başkan yardımcısı silahlı saldırı sonucu ağır yaralıdır.

Bu durum, güvenlik risklerinin teorik olmadığını göstermektedir.


MESELE SADECE BİR PARTİ MESELESİ DEĞİLDİR

Bugün konu yalnızca Adalet Birlik Partisi değildir.

Bugün konu;

bir vatandaşın,

bir siyasi parti yöneticisinin,

bir kamuoyu temsilcisinin,

can güvenliğinin nasıl korunacağı meselesidir.

Devlet kurumlarına duyulan güvenin temelinde, risk ortaya çıktığında etkili tedbir alınacağı inancı vardır.

Bu inanç zayıfladığında yalnız bireyler değil, kamu düzeni de zarar görür.


CANER BAYER OLAYI CİDDİYETLE AYDINLATILMALIDIR

Caner Bayer'e yönelik saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, faillerin ve varsa azmettiricilerin ortaya çıkarılması hukuk devleti açısından zorunluluktur.

Aynı zamanda geçmişte yapılan güvenlik başvurularının ve verilen cevapların da kamuoyu vicdanı önünde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Çünkü bugün sorulan soru şudur:

Yıllardır yapılan onca başvuruya rağmen neden etkili koruma tedbirleri alınmadı?

Bu sorunun cevabı yalnız bir siyasi partiyi değil, Türkiye'de güvenlik, hukuk ve kamu yönetimi anlayışını da ilgilendirmektedir.

İRFAN UZUN

ADALET BİRLİK PARTİSİ GENEL BAŞKANI

TÜRKİYE İTTİFAKI CUMHURBAŞKANI ADAYI

Bir yanıt yazın